Zinadan doğan çocuk hukuken evlat değildir: kızıyla nikâh mekruh, ama feshedilmez
Arapça metin
فإن ولدت امرأة حملت من الزنا اعترف الذي زنا بها أو لم يعترف فأرضعت مولودا فهو ابنها ولا يكون ابن الذي زنى بها وأكره له في الورع أن ينكح بنات الذي ولد له من زنا كما أكرهه للمولود من زنا وإن نكح من بناته أحدا لم أفسخه لأنه ليس بابنه في حكم رسول الله ﷺ
Sayfanın tamamı
ابن الذي الحمل منه إذا سقط النسب الذي هو أكبر منه سقط اللبن الذي أقيم مقام النسب في التحريم فإن النبي ﷺ قال «يحرم من الرضاع ما يحرم من النسب» وبحكاية عائشة تحريمه في القرآن. (قال الشافعي): فإن ولدت امرأة حملت من الزنا اعترف الذي زنا بها أو لم يعترف فأرضعت مولودا فهو ابنها ولا يكون ابن الذي زنى بها وأكره له في الورع أن ينكح بنات الذي ولد له من زنا كما أكرهه للمولود من زنا وإن نكح من بناته أحدا لم أفسخه لأنه ليس بابنه في حكم رسول الله ﷺ فإن قال قائل: فهل من حجة فيما وصفت؟ قيل نعم: «قضى النبي ﷺ بابن أمة زمعة لزمعة وأمر سودة أن تحتجب منه لما رأى منه من شبهه بعتبة فلم يرها» وقد قضى أنه أخوها حتى لقيت الله ﷿ لأن ترك رؤيتها مباح وإن كان أخا لها وكذلك ترك رؤية المولود من نكاح أخته مباح وإنما منعني من فسخه أنه ليس بابنه إذا كان من زنا. (قال الشافعي): ولو أن بكرا لم تمسس بنكاح ولا غيره أو ثيبا ولم يعلم لواحدة منهما حمل نزل لهما لبن فحلب فخرج لبن فأرضعتا به مولودا خمس رضعات كان ابن كل واحدة منهما ولا أب له وكان في غير معنى ولد الزنا وإن كانت له أم ولا أب له لأن لبنه الذي أرضع به لم ينزل من جماع. (قال الشافعي): ولو أن امرأة أرضعت ولا يعرف لها زوج ثم جاء رجل فادعى أنه كان نكحها صحيحا وأقر بولدها وأقرت له بالنكاح فهو ابنها كما يكون الولد. (قال الشافعي): ولو أن امرأة نكحت نكاحا فاسدا فولدت من ذلك النكاح ولدا وكان النكاح بغير ولي أو بغير شهود عدول أو أي نكاح فاسد ما كان ما خلا أن تنكح في عدتها من زوج يلحق به النسب أو حملت فنزل لها لبن فأرضعت به مولودا كان ابن الرجل الناكح نكاحا فاسدا والمرأة المرضع كما يكون الحمل ابن الناكح نكاحا صحيحا. (قال الشافعي): ولو أن امرأة نكحت في عدتها - من وفاة زوج صحيح أو فاسد أو طلاقه - رجلا ودخل بها في عدتها فأصابها فجاءت بحمل فنزل لها لبن أو ولدت فأرضعت بذلك اللبن مولودا كان ابنها وكان أشبه عندي والله تعالى أعلم أن يكون موقوفا في الرجلين معا حتى يرى ابنها القافة فأي الرجلين ألحقته القافة لحق الولد وكان المرضع ابن الذي يلحق به الولد وسقطت عنه أبوة الذي سقط عنه نسب الولد. (قال الشافعي): ولو كان حمل المرأة سقطا لم يبن خلقه أو ولدت ولدا فمات قبل أن يراه القافة فأرضعت مولودا لم يكن المولود المرضع ابن واحد منهما دون الآخر في الحكم كما لا يكون المولود ابن واحد منهما دون الآخر في الحكم، والورع أن لا ينكح ابنة واحد منهما وأن لا يرى واحد منهما بناته حسرا ولا المرضعة إن كانت جارية ولا يكون مع هذا محرما لهن يخلو أو يسافر بهن ولو كان المولود عاش حتى تراه القافة فقالوا هو ابنهما معا فأمر المولود موقوف فينتسب إلى أيهما شاء فإذا انتسب إلى أحدهما انقطع عنه أبوة الذي ترك الانتساب إليه، ولا يكون له أن يترك الانتساب إلى أحدهما دون الآخر يجبر أن ينتسب إلى أحدهما، وإن مات قبل أن ينتسب أو بلغ معتوها لم يلحق بواحد منهما حتى يموت وله ولد فيقوم ولده مقامه في أن ينتسبوا إلى أحدهما أو لا يكون له ولد فيكون ميراثه موقوفا (قال الشافعي): وهذا موضع فيه قولان: أحدهما أن المرضع مخالف للابن لأنه يثبت للابن على الأب وللأب على الابن حقوق الميراث والعقل والولاية للدم ونكاح البنات وغير ذلك من أحكام البنين ولا يثبت للمرضع على ابنه الذي أرضعه ولا لابنه الذي أرضعه عليه من ذلك شيء، ولعل العلة في الامتناع من أن يكون ابنهما معا لهذا السبب، فمن ذهب هذا المذهب جعل المرضع ابنهما معا ولم يجعل له الخيار في أن يكون ابن أحدهما دون الآخر وقال ذلك في المسائل قبله التي في معناها. والقول الثاني: أن يكون الخيار للولد فأيهما اختار الولد أن يكون أباه فهو أبوه وأبو
Çeviri
Zinadan hamile kalan bir kadın doğurur da (kendisiyle zina eden adam bunu ikrar etsin ya da etmesin) bir bebeği emzirirse, o bebek kadının [süt] oğludur; kendisiyle zina eden adamın oğlu olmaz. Vera' gereği, adamın zinadan kendisine doğan [çocuğun] kızlarını nikâhlamasını mekruh görürüm; zinadan doğan için de aynı şekilde mekruh görürüm. Fakat onun kızlarından birini nikâhlarsa bunu feshetmem; çünkü o, Resûlullah'ın hükmünde onun oğlu değildir.
Kelime kelime
Her Arapça kelimenin birebir karşılığı; tire bitişik ek/edat sınırıdır. Akıcı çeviri yukarıdadır.
ve-eğer فَإِنْ doğurdu وَلَدَتْ bir kadın امْرَأَةٌ hamile kaldı حَمَلَتْ -den مِنْ zina الزِّنَا ikrar etti اعْتَرَفَ o ki (erkek) الَّذِي zina etti زِنَا onunla بِهَا ya da أَوْ -medi لَمْ ikrar eder يَعْتَرِفْ ve-emzirdi فَأَرْضَعَتْ bir bebeği مَوْلُودًا işte o فَهُوَ onun oğludur ابْنُهَا ve-değil وَلَا olur يَكُونُ oğlu ابْنُ o ki (erkek) الَّذِي zina etti زَنَى onunla بِهَا ve-mekruh görürüm وَأَكْرَهُ* onun için لَهُ içinde فِي vera' الْوَرَعِ -mesini أَنْ nikahlaması يَنْكِحَ kızlarını بَنَاتِ o ki (erkek) الَّذِي doğuruldu وُلِدَ ona لَهُ -den مِنْ zina زِنًا gibi كَمَا onu mekruh görürüm أَكْرَهُهُ doğan için لِلْمَوْلُودِ -den مِنْ zina زِنًا ve-eğer وَإِنْ nikahlarsa نَكَحَ -den مِنْ onun kızlarından بَنَاتِهِ birini أَحَدًا -mem لَمْ onu feshederim أَفْسَخْهُ* çünkü-o لِأَنَّهُ değildir لَيْسَ onun oğlu بِابْنِهِ içinde فِي hükmünde حُكْمِ Resûlü'nün رَسُولِ Allah'ın اللَّهِ (salât ve selâm üzerine olsun) ﷺ
Satır altı görünüm
فَإِنْve-eğerوَلَدَتْdoğurduامْرَأَةٌbir kadınحَمَلَتْhamile kaldıمِنْ-denالزِّنَاzinaاعْتَرَفَikrar ettiالَّذِيo ki (erkek)زِنَاzina ettiبِهَاonunlaأَوْya daلَمْ-mediيَعْتَرِفْikrar ederفَأَرْضَعَتْve-emzirdiمَوْلُودًاbir bebeğiفَهُوَişte oابْنُهَاonun oğludurوَلَاve-değilيَكُونُolurابْنُoğluالَّذِيo ki (erkek)زَنَىzina ettiبِهَاonunlaوَأَكْرَهُve-mekruh görürümلَهُonun içinفِيiçindeالْوَرَعِvera'أَنْ-mesiniيَنْكِحَnikahlamasıبَنَاتِkızlarınıالَّذِيo ki (erkek)وُلِدَdoğurulduلَهُonaمِنْ-denزِنًاzinaكَمَاgibiأَكْرَهُهُonu mekruh görürümلِلْمَوْلُودِdoğan içinمِنْ-denزِنًاzinaوَإِنْve-eğerنَكَحَnikahlarsaمِنْ-denبَنَاتِهِonun kızlarındanأَحَدًاbiriniلَمْ-memأَفْسَخْهُonu feshederimلِأَنَّهُçünkü-oلَيْسَdeğildirبِابْنِهِonun oğluفِيiçindeحُكْمِhükmündeرَسُولِResûlü'nünاللَّهِAllah'ınﷺ(salât ve selâm üzerine olsun)
Taramada sayfa 30; Shamela'nın Dâru'l-Fikr sayfalaması 32. Alıntı taramayla kelime kelime örtüşüyor; tek fark yazımsal: baskıda 'فارضعت' (hemzesiz), dijitalde 'فأرضعت'. Sayfa kimliği ve metin sadakati için iki bağımsız kontrol 2026-09-03'te geçti.
Sarı kutular alıntının satırlarını gösterir; tarama görüntüsü değiştirilmemiştir.
Bağlam
Pasaj el-Umm'un süt akrabalığı (radâ') bahsinde geçer; Şâfiî burada zinadan doğan çocuğun hukuken zina eden erkeğe nispet edilmediği ilkesini süt bağına uygular. İlke aynı ciltte açıkça konur: 'Zinanın helâli haram kılan bir hükmü yoktur' (c.5 s.27; Muhtasaru'l-Müzenî c.8 s.270: 'Zina helâli haram kılmaz'). 'بنات الذي ولد له من زنا' ifadesinin doğrudan zinadan doğan kızları mı yoksa zinadan doğan çocuğun kızlarını mı kastettiği gramerce tartışılabilir; hükmün gerekçesi ('o, Resûlullah'ın hükmünde onun oğlu değildir') her iki okumada aynıdır. Mezhebin yerleşik ifadesi Nevevî'nin Minhâc'ında nettir: 'Zinasından yaratılan [kız] ona helâldir; kadına ise zinadan doğan çocuğu haramdır' (s.210). İbn Kudâme bu görüşü Mâlik'e ve Şâfiî'nin meşhur kavline nispet eder ve 'fukahânın geneli' adına haram hükmünü savunur (el-Muğnî c.9 s.529). Dolaşan iddia ('evlenebilir fetvası verdi') Şâfiî'nin kendi ifadesini eksik aktarır: o 'mekruh' der ve yalnız 'feshetmem' der; mezhebin sonraki formülü ise 'ona helâldir' der.
Önceki sayfanın sonu
مقام الرضاع مع مضي سنتين قبل كمالها فقد حرم وإن كان ذلك قبل كمالها بطرفة عين أو مع كمالها إذا لم يتقدم كمالها. . في لبن المرأة والرجل (قال الشافعي - رحمه الله تعالى -): واللبن إذا كان من حمل ولا أحسبه يكون إلا من حمل فاللبن للرجل والمرأة كما يكون الولد للرجل والمرأة فانظر إلى المرأة ذات اللبن، فإن كان لبنها نزل بولد من رجل نسب ذلك الولد إلى والد لأن حمله من الرجل فإن رضع به مولود فالمولود أو المرضع بذلك اللبن ابن الرجل الذي الابن ابنه من النسب كما يثبت للمرأة وكما يثبت الولد منه ومنها، وإن كان اللبن الذي أرضعت به المولود لبن ولد لا يثبت نسبه من الرجل الذي الحمل منه فأسقط اللبن فلا يكون المرضع
Sonraki sayfanın başı
المرضع ولا يكون للمرضع أن يختار غير الذي اختار المولود لأن الرضاع تبع للنسب فإن مات المولود ولم يختر كان للمرضع أن يختار أحدهما فيكون أباه وينقطع عنه أبوة الآخر والورع أن لا ينكح بنات الآخر ولا يكون لهن محرما يراهن بانقطاع أبوته عنه. (قال الشافعي): وإذا أرضعت المرأة رجلا بلبن ولد فانتفى أبو المولود منه فلاعنها فنفي عنه نسبه لم يكن أبا للمرضع فإن رجع الأب ينسبه إليه ضرب الحد ولحق به الولد ورجع إليه أن يكون أبا المرضع من الرضاعة. (قال الشافعي): ولو أن امرأة طلقها زوجها وقد دخل بها أو مات عنها وهي ترضع وكانت تحيض في رضاعها ذلك ثلاث حيض ولبنها دائم أرضعت مولودا فالمولود ابنها وابن الزوج الذي طلق
Mezheplerin konumu
Hanefî
Haramdır. Zinadan doğan çocuk kişinin 'parçası'dır (بعضية); nesep, zina eden kadına birden fazla erkeğin gelebilmesi yüzünden sabit olmasa da hürmet sabittir.
İbn Kudâme, Mâlik'e cevaz görüşünü nispet eder ('bunların hepsi câizdir; çünkü o ona yabancıdır ve şer'an ona nispet edilmez'). Mâlikî mezhebinin sonraki meşhur görüşü haramdır ve güncel fetvalarda 'cumhur' içinde sayılır. Mâlikî birincil kaynağı bu girdi için henüz doğrulanmadı.
Haram değil, vera' gereği mekruh; akit yapılırsa feshedilmez (bu girdi). Mezhebin yerleşik formülü: 'Zinasından yaratılan [kız] ona helâldir' (Nevevî, Minhâc s.210). İlke: 'Zina helâli haram kılmaz' (Muhtasaru'l-Müzenî c.8 s.270).
Haramdır: 'Kişiye zinadan olan kızı, kız kardeşi, oğlunun kızı, kızının kızı, kardeşinin kızı ve zinadan olan kız kardeşi haramdır; fukahânın genelinin görüşü budur.' Gerekçe: 'çünkü o gerçekte onun nutfesindendir' (c.11 s.322).
Geleneğin savunması şöyle kurulur. (1) Şer'î nesep yalnız sahih nikâh, fâsid nikâh veya şüphe ile sabit olur; zina nesep doğurmaz ('Çocuk yatağa aittir, zina edene ise taş vardır' rivayeti). (2) Zinadan doğan kız zina eden adama nispet edilmediği için ondan miras almaz, adam onun velîsi değildir, nafakası ona düşmez; aynı mantıkla 4:23'teki 'kızlarınız' ifadesi de ona uygulanmaz, çünkü şer'an 'kızı' değildir. (3) Şâfiî bunu 'câiz' diye sunmaz; vera' gereği mekruh sayar ve yalnız 'feshetmem' der; hüküm, helâli haram kılacak şer'î bir sebep bulunmamasının sonucudur. (4) Bu görüş Sünnî fıkıh içinde azınlıktadır; Hanefî ve Hanbelî mezhepleri, sonraki Mâlikîler ve güncel fetva kurumları haram hükmünü benimser. (5) Şâfiî geleneğinde de hükmün 'hükmen böyle, fiilen düşünülemez' olduğu vurgulanır.
«حُرِّمَتۡ عَلَيۡكُمۡ أُمَّهَٰتُكُمۡ وَبَنَاتُكُمۡ»: 'Anneleriniz ve kızlarınız size haram kılındı.' Metin 'kızlarınız' der; kızlığı geçerli bir akde bağlayan bir kayıt yoktur. Aynı ayet üvey kızlar için bir şart koyar ('kendileriyle zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan'); öz kızlar için hiçbir şart koymaz.
«وَمَا جَعَلَ أَدۡعِيَآءَكُمۡ أَبۡنَآءَكُمۡ … ٱدۡعُوهُمۡ لِأٓبَآئِهِمۡ»: evlatlıklar oğul sayılmaz; çocuklar gerçek babalarına nispet edilir. Kur'an babalığı da hukukî kurguya değil gerçek babalığa bağlar.
Sonuç: 58:2 ve 33:4-5 akrabalığı doğum ve gerçek babalık üzerinden tanımladığı için, zinadan doğan kızın 4:23'teki 'kızlarınız' kapsamına girmesi metnin zorladığı bir çıkarımdır. 'Zina çocuğu hukuken evlat değildir' ayrımı Kur'an'da yoktur; nesebi akde bağlayan bir ayet arandı, bulunamadı (text-silent). En güçlü karşı delil geleneğin 'çocuk yatağa aittir' rivayetidir; o bir hadistir, Kur'an metni değildir.
Yorum
Bu bölüm sitenin editoryal görüşüdür. Yukarıdaki kayıt ondan bağımsızdır ve tek başına doğrulanabilir.
Sorun Şâfiî'nin niyeti değil, yöntemdir. 'Kızlarınız size haram kılındı' diyen metnin önüne, nesebi akde bağlayan bir hukuk kurgusu konmuş; sonra metin bu kurguya göre daraltılmıştır. Kur'an akrabalığı doğumla ve gerçek babalıkla tanımlıyorsa, hukukun onu akitle tanımlaması metnin üstüne çıkmaktır. Mezheplerin çoğunluğunun aynı sonuca varmamış olması yöntemi aklamaz; İbn Kudâme'nin gerekçesi ('gerçekte onun nutfesindendir') fıkhın değil, Kur'an'ın ölçüsüdür ve bu ölçü fıkhî tutarlılığa karşı savunulmak zorunda kalmıştır.
Sorun Şâfiî'nin niyeti değil, yöntemdir. 'Kızlarınız size haram kılındı' diyen metnin önüne, nesebi akde bağlayan bir hukuk kurgusu konmuş; sonra metin bu kurguya göre daraltılmıştır. Kur'an akrabalığı doğumla ve gerçek babalıkla tanımlıyorsa, hukukun onu akitle tanımlaması metnin üstüne çıkmaktır. Mezheplerin çoğunluğunun aynı sonuca varmamış olması yöntemi aklamaz; İbn Kudâme'nin gerekçesi ('gerçekte onun nutfesindendir') fıkhın değil, Kur'an'ın ölçüsüdür ve bu ölçü fıkhî tutarlılığa karşı savunulmak zorunda kalmıştır.