Babalar küçükleri evlendirebilir: delil, Âişe'nin altı ya da yedi yaşında nikâhlanması
Arapça metin
(قال الشافعي): فإن قال قائل: لم زعمت أن الآباء يزوجون الصغار قيل: «زوج أبو بكر رسول الله ﷺ عائشة وهي بنت ست أو سبع وبنى بها النبي ﷺ وهي بنت تسع» فالحالان اللذان كان فيهما النكاح والدخول كانا وعائشة صغيرة ممن لا أمر لها في نفسها وزوج غير واحد من أصحاب رسول الله ﷺ ابنته صغيرة
Sayfanın tamamı
الشافعي - رحمه الله تعالى -): وتضرب الرجال في الحدود قياما وفي التعزير وتترك لهم أيديهم يتقون بها ولا تربط ولا يمدون وتضرب النساء جلوسا: وتضم عليهن ثيابهن ويربطن لئلا ينكشفن ويلين رباط ثيابهن أو تليه منهن امرأة. ، وإذا قذف الرجل رجلا ميتا فإن أبا حنيفة - رحمه الله تعالى - كان يقول: لا يأخذ بحد الميت إلا الولد أو الوالد وبهذا يأخذ وكان ابن أبي ليلى - رحمه الله تعالى - يقول: يأخذ أيضا الأخ والأخت وأما غير هؤلاء فلا (قال الشافعي - رحمه الله تعالى -): يأخذ حد الميت ولده وعصبته من كانوا. وإذا قذف الرجل امرأته وشهد عليه الشهود بذلك وهو يجحد فإن أبا حنيفة - رحمه الله تعالى - كان يقول: إذا رفع إلى الإمام خبره حبسه حتى يلاعن وبهذا يأخذ وكان ابن أبي ليلى يقول: إذا جحد ضربته الحد ولا أجبره على اللعان منها إذا جحد (قال الشافعي - رحمه الله تعالى -): وإذا شهد الشاهدان على رجل أنه قذف امرأته مسلمة وطلبت أن يحد لها وجحد شهادتهما قيل له: إن لاعنت خرجت من الحد وإن لم تلاعن حددناك. باب النكاح (قال الشافعي - رحمه الله تعالى -): وإذا تزوج المرأة بغير مهر مسمى فدخل بها فإن لها مهر مثلها من نسائها لا وكس ولا شطط وقال أبو حنيفة - رحمه الله تعالى -: نساؤها أخواتها وبنات عمها وبه يأخذ وكان ابن أبي ليلى يقول: نساؤها أمها وخالاتها (قال الشافعي): وإذا تزوج الرجل المرأة بغير مهر فدخل بها فلها صداق مثلها من نسائها ونساؤها نساء عصبتها الأخوات وبنات العم وليس الأم ولا الخالات إذا لم يكن بنات عصبتها من الرجال ونساؤها اللاتي يعتبر عليها بهن من كان مثلها من أهل بلدها وفي سنها وجمالها ومالها وأدبها وصراحتها لأن المهر يختلف باختلاف هذه الحالات. . وإذا زوج الرجل ابنته وهي صغيرة ابن أخيه وهو صغير يتيم في حجره فإن أبا حنيفة - رحمه الله تعالى - كان يقول: النكاح جائز وله الخيار إذا أدرك وبه يأخذ وكان ابن أبي ليلى يقول: لا يجوز ذلك عليه حتى يدرك ثم رجع أبو يوسف وقال إذا زوج الولي فلا خيار وهو مثل الأب (قال الشافعي): ﵀ ولا يجوز نكاح الصغار من الرجال ولا من النساء إلا أن يزوجهن الآباء والأجداد إذا لم يكن لهن آباء وإذا زوجهن أحد سواهم فالنكاح مفسوخ ولا يتوارثان فيه وإن كبرا فإن دخل عليها فأصابها فلها المهر ويفرق بينهما ولو طلقها قبل أن يفسخ النكاح لم يقع طلاقه ولا ظهاره ولا إيلاؤه لأنها لم تكن زوجة قط. وإذا تزوج الرجل المرأة وامرأة أبيها فإن أبا حنيفة - رحمه الله تعالى - كان يقول: هو جائز بلغنا ذلك عن عبد الله بن جعفر أنه فعل ذلك وبه يأخذ تزوج عبد الله بن جعفر امرأة علي ﵁ وابنته جميعا، وكان ابن أبي ليلى يقول: لا يجوز النكاح وقال: كل امرأتين لو كانت إحداهما رجلا لم يحل لها نكاح صاحبتها فلا ينبغي للرجل أن يجمع بينهما (قال الشافعي - رحمه الله تعالى -): لا بأس أن يجمع بين امرأة رجل وابنته من غيرها (قال الشافعي): فإن قال قائل: لم زعمت أن الآباء يزوجون الصغار قيل: «زوج أبو بكر رسول الله ﷺ عائشة وهي بنت ست أو سبع وبنى بها النبي ﷺ وهي بنت تسع» فالحالان اللذان كان فيهما النكاح والدخول كانا وعائشة صغيرة ممن لا أمر لها في نفسها وزوج غير واحد من أصحاب رسول الله ﷺ ابنته صغيرة فإن قال قائل فإذا: أجزت هذا للآباء ولم تلتفت إلى القياس في أنه لا يجوز أن يعقد على حرة صغيرة نكاح ثم يكون لها الخيار لأن أصل النكاح لا يجوز أن يكون فيه خيار إلا في الإماء إذا تحولت حالهن والحرائر لا تحول حالهن ولا يجوز أن يعقد
Çeviri
Şâfiî dedi: Biri 'Babaların küçükleri evlendirebileceğini neye dayanarak ileri sürdün?' derse, ona şöyle denir: 'Ebû Bekir, Âişe'yi altı ya da yedi yaşındayken Resûlullah'a nikâhladı ve Peygamber onunla dokuz yaşındayken zifafa girdi.' Nikâhın ve zifafın gerçekleştiği her iki durumda da Âişe, kendi üzerinde söz hakkı olmayan bir küçüktü. Resûlullah'ın ashabından birden fazla kişi de kızını küçükken evlendirmiştir.
Kelime kelime
Her Arapça kelimenin birebir karşılığı; tire bitişik ek/edat sınırıdır. Akıcı çeviri yukarıdadır.
dedi (قَالَ Şâfiî: الشَّافِعِيُّ): eğer فَإِنْ dese قَالَ biri: قَائِلٌ: neye dayanarak لِمَ ileri sürdün زَعَمْت ki أَنَّ babaların الْآبَاءَ evlendirebileceğini يُزَوِّجُونَ küçükleri الصِّغَارَ denir: قِيلَ: evlendirdi «زَوَّجَ Ebû أَبُو Bekir بَكْرٍ Resûlü'nü رَسُولَ Allah'ın اللَّهِ (salât ve selâm üzerine olsun) ﷺ Âişe'yi عَائِشَةَ o iken وَهِيَ kızı بِنْتُ altı سِتٍّ ya da أَوْ yedi [yaşında] سَبْعٍ ve-zifafa girdi وَبَنَى onunla بِهَا Peygamber النَّبِيُّ (salât ve selâm üzerine olsun) ﷺ o iken وَهِيَ kızı بِنْتُ dokuz [yaşında]. تِسْعٍ» işte o iki durum فَالْحَالَانِ ki onlarda اللَّذَانِ gerçekleşti كَانَ onlarda فِيهِمَا nikâh النِّكَاحُ ve-zifaf وَالدُّخُولُ ikisi de gerçekleşti كَانَا Âişe iken وَعَائِشَةُ küçük صَغِيرَةٌ öylelerinden ki مِمَّنْ yoktur لَا söz hakkı أَمْرَ kendisi için لَهَا -de فِي kendi nefsi نَفْسِهَا ve-evlendirdi وَزَوَّجَ başka غَيْرُ biri وَاحِدٍ -den مِنْ ashabından أَصْحَابِ Resûlü'nün رَسُولِ Allah'ın اللَّهِ (salât ve selâm üzerine olsun) ﷺ kendi kızını ابْنَتَهُ küçükken صَغِيرَةً
Satır altı görünüm
(قَالَdediالشَّافِعِيُّ):Şâfiî:فَإِنْeğerقَالَdeseقَائِلٌ:biri:لِمَneye dayanarakزَعَمْتileri sürdünأَنَّkiالْآبَاءَbabalarınيُزَوِّجُونَevlendirebileceğiniالصِّغَارَküçükleriقِيلَ:denir:«زَوَّجَevlendirdiأَبُوEbûبَكْرٍBekirرَسُولَResûlü'nüاللَّهِAllah'ınﷺ(salât ve selâm üzerine olsun)عَائِشَةَÂişe'yiوَهِيَo ikenبِنْتُkızıسِتٍّaltıأَوْya daسَبْعٍyedi [yaşında]وَبَنَىve-zifafa girdiبِهَاonunlaالنَّبِيُّPeygamberﷺ(salât ve selâm üzerine olsun)وَهِيَo ikenبِنْتُkızıتِسْعٍ»dokuz [yaşında].فَالْحَالَانِişte o iki durumاللَّذَانِki onlardaكَانَgerçekleştiفِيهِمَاonlardaالنِّكَاحُnikâhوَالدُّخُولُve-zifafكَانَاikisi de gerçekleştiوَعَائِشَةُÂişe ikenصَغِيرَةٌküçükمِمَّنْöylelerinden kiلَاyokturأَمْرَsöz hakkıلَهَاkendisi içinفِي-deنَفْسِهَاkendi nefsiوَزَوَّجَve-evlendirdiغَيْرُbaşkaوَاحِدٍbiriمِنْ-denأَصْحَابِashabındanرَسُولِResûlü'nünاللَّهِAllah'ınﷺ(salât ve selâm üzerine olsun)ابْنَتَهُkendi kızınıصَغِيرَةًküçükken
Kaynak
الأم للشافعي - ط الفكر · Baskı: دار الفكر - بيروت الثانية ١٤٠٣ هـ - ١٩٨٣ م (وأعادوا تصويرها ١٤١٠ هـ -١٩٩٠ م) (ترقيم موافق للمطبوع)
Taramada sayfa 155 (Shamela: 163). Alıntı kelime kelime örtüşüyor; farklar yalnız noktalama ve ﷺ yerine açık yazım. Alıntı dışında: sayfanın 2. satırında baskıdaki 'فإنهم آباء' ibaresi Shamela/Dâru'l-Fikr metninde eksik; Dâru'l-Fikr dizgisinin güvenilmezliğine somut örnek. İki bağımsız kontrol 2026-09-03'te geçti.
Sarı kutular alıntının satırlarını gösterir; tarama görüntüsü değiştirilmemiştir.
Bağlam
Pasaj, el-Umm'un sonuna eklenen 'İhtilâfü Ebî Hanîfe ve İbn Ebî Leylâ' bölümünde (c.7) geçer. Hemen önce Şâfiî, küçüklerin nikâhının yalnız babalar ve (baba yoksa) dedeler eliyle câiz olduğunu, başkalarının akdinin feshedileceğini söyler. 'Babaların küçükleri evlendirebileceğini neye dayanarak söyledin?' sorusuna verdiği cevap yalnız Âişe rivayeti ve sahâbe uygulamasıdır; devamında, hür küçük kız için bülûğda muhayyerlik bulunmadığını, çünkü nikâhın aslında muhayyerliğin câriyeler dışında olmadığını savunur ve bunun kıyasa aykırı olduğunu soran muhatabına cevap verir. Aynı sayfada 'bir adamın karısıyla o adamın başka bir kadından olan kızını aynı nikâh altında toplamakta sakınca yoktur' hükmü de yer alır.
Önceki sayfanın sonu
حتى يبرأ ثم يحد الآخر ولا يحد في مسجد، ومن قذف أبا رجل وأبوه حي لم يحد له حتى يكون الأب الذي يطلب وإذا مات كان للابن أن يقوم بالحد وإن كان له عدد بنين فأيهم قام به حد له وقال أبو حنيفة ﵀: لا يضرب الرجل حدين في مقام واحد وإن وجبا عليه جميعا ولكنه يقيم عليه أحدهما ثم يحبس حتى يخف الضرب ثم يضرب الحد الآخر وإنما الحدان في شرب وقذف أو زنا وقذف أو زنا وشرب فأما قذف كله وشرب كله مرارا أو زنا مرارا فإنما عليه حد واحد، قال: ولو كان الأبوان المقذوفان حيين كانا بمنزلة الميتين في قول ابن أبي ليلى وأما في قول أبي حنيفة فلا حق للولد حتى يجيء الوالدان أو أحدهما يطلب قذفه وإنما عليه حد واحد في ذلك كله. (قال
Sonraki sayfanın başı
عليهن ما لهن منه بد ثم يلزمهن فكيف لم تجعل الأولياء قياسا على الآباء؟ قيل: لافتراق الآباء والأولياء وأن الأب يملك من العقد على ولده ما لا يملكه منه غيره ألا ترى أنه يعقد على البكر بالغا ولا يرد عنها وإن كرهت ولا يكون ذلك للعم ولا للأخ ولا ولي غيره فإن قال قائل: فإنا لا نجيز للأب أن يعقد على البكر بالغا ونجعله فيها وفي الثيب مثل غيره من الأولياء قيل: فأنت تجعل قبضه لمهر البكر قبضا ولا تجعل ذلك لولي غيره إلا وصي بمال وتجعل عقده عليها صغيرة جائزا لا خيار لها فيه وتجعل لها الخيار إن عقد عليها ولي غيره ولو كان مثل سائر الأولياء ما كنت قد فرقت بينه وبين الأولياء وهذا مكتوب في كتاب النكاح. وإذا نظر
Mezheplerin konumu
Hanefî
Câizdir. Serahsî, Âişe'nin altı yaşında nikâhlanıp dokuz yaşında zifafa girdiği rivayetini 'babaların evlendirmesiyle küçük erkek ve kızın nikâhının câizliğine delil' sayar; İbn Şübrüme ve Ebû Bekir el-Asam'ın muhalefetini kaydeder.
Câizdir: 'Babanın nikâhlaması onun (küçük kızın) üzerinde geçerlidir' (Mâlik'ten nakil, c.2 s.100). Vasî ise küçük kızı bülûğa kadar evlendiremez (c.2 s.114).
Câizdir ve ihtilafsızdır: 'Küçük bâkire hakkında ihtilaf yoktur.' İbn Kudâme, İbnü'l-Münzir'in icmâ nakline ('kendilerinden ilim naklettiğimiz herkes … câiz olduğunda icmâ etmiştir') ve 65:4'e ('henüz âdet görmeyenler') dayanır.
Geleneğin savunması şöyle kurulur. (1) Akit ile zifaf ayrıdır: baba yalnız akdi yapar; zifaf, kızın 'buna dayanabileceği' zamana bırakılır. (2) Akdi yapan, şefkati karine sayılan babadır; yetki denklik (kefâet) ve emsal mehir şartıyla sınırlıdır; baba dışındaki velîler için çoğu mezhep kızın rızasını arar. (3) Peygamber'in Âişe ile evliliği Buhârî ve Müslim'de nakledilen bir uygulamadır; sahâbeden başkaları da kızlarını küçükken evlendirmiştir. (4) 65:4'teki 'henüz âdet görmeyenler' ifadesi, âdet görmemiş kızların iddetini düzenlediğine göre onların nikâhını da varsayar. (5) İbnü'l-Münzir ve İbn Abdilber icmâ nakleder; dört mezhep bu noktada birleşir. (6) Bu, dönemin toplumsal normuydu; fıkıh onu yasaklamadı, ama şartlarla sınırladı.
«حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُواْ ٱلنِّكَاحَ فَإِنۡ ءَانَسۡتُم مِّنۡهُمۡ رُشۡدٗا»: Kur'an 'nikâha ulaşma'yı bir gelişim eşiği olarak anar ve o eşikte rüşdün sınanmasını ister. Ayet yetimlerin malı hakkındadır; nikâhın 'ulaşılan' bir aşama olduğu ise metnin açık ifadesidir.
Nikâhın, ona 'ulaşmış' olanların işi olduğu ve yedi yaşındaki bir çocuğun bu eşiğe ulaşmadığı, metnin zorladığı bir çıkarımdır. Metin akit ile zifaf ayrımını bilmez; bu ayrım fıkhındır. En güçlü karşı okuma 65:4'tür; aşağıda ele alındı.
«فَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ أَن يَنكِحۡنَ أَزۡوَٰجَهُنَّ إِذَا تَرَٰضَوۡاْ بَيۡنَهُم بِٱلۡمَعۡرُوفِ»: boşanmış kadınlar için evlilik tarafların 'karşılıklı rızası' ile kurulur ve velîler engel olamaz. Bu hükmün ilk evliliğe teşmili: text-compatible.
«وَٱلَّٰٓـِٔي لَمۡ يَحِضۡنَ»: geleneğin delili (Muğnî c.9 s.398). Metin 'kadınlarınızdan (مِن نِّسَآئِكُمۡ) henüz âdet görmeyenler' der; bunların bülûğ öncesi kız çocukları olduğu, metnin söylediği değil izin verdiği bir okumadır. Âdet görmeyen yetişkin kadınlar okuması da aynı düzeyde metinle uyumludur; metin yaş belirtmez. 4:6'nın eşiği bu okumaya karşı ağırlık yapar. Dürüst sonuç: her iki okuma da text-compatible; hiçbiri text-explicit değildir.
Yorum
Bu bölüm sitenin editoryal görüşüdür. Yukarıdaki kayıt ondan bağımsızdır ve tek başına doğrulanabilir.
Bu sayfa, hükmün dayanağının ne kadar dar olduğunu gösterir: bir soruya karşılık tek bir rivayet ve 'başkaları da yaptı'. Muhatap kıyasa aykırılığı ileri sürer; Şâfiî bunu inkâr etmez, rivayetle aşar. Kıyası askıya alan şey metin değil, rivayettir. Okuyucunun sorusu şu olmalıdır: Kur'an'ın 'nikâha ulaşma' eşiği, bu sayfada bir kez olsun anılıyor mu?
Bu sayfa, hükmün dayanağının ne kadar dar olduğunu gösterir: bir soruya karşılık tek bir rivayet ve 'başkaları da yaptı'. Muhatap kıyasa aykırılığı ileri sürer; Şâfiî bunu inkâr etmez, rivayetle aşar. Kıyası askıya alan şey metin değil, rivayettir. Okuyucunun sorusu şu olmalıdır: Kur'an'ın 'nikâha ulaşma' eşiği, bu sayfada bir kez olsun anılıyor mu?