İbn Teymiyye: kadın izni olmadan evlendirilmez, istemezse zorlanmaz — küçük bâkire hariç: onu babası evlendirir ve onun izni yoktur
Arapça metin
Sayfanın tamamı
Çeviri
Kelime kelime
hariç إلَّا* küçük bâkire الصَّغِيرَةُ الْبِكْرُ* onu babası evlendirir فَإِنَّ أَبَاهَا يُزَوِّجُهَا* onun izni yoktur وَلَا إذْنَ لَهَا*
Satır altı görünüm
- إلَّا: İstisna edatı. Bir önceki cümle genel ilkedir: «Kadını hiç kimse izni olmadan evlendirmemeli… istemezse nikâha zorlanmaz.» Kural kadının rızası, istisna küçük kızdır.
- الصَّغِيرَةُ الْبِكْرُ: İki nitelik birlikte: küçüklük ve bâkirelik. Sayfa bir yaş sınırı vermez.
- فَإِنَّ أَبَاهَا يُزَوِّجُهَا: Yetki yalnız babaya verilir. Sayfanın devamı (32/40) büyük bâkireyi babadan ve dededen başkasının izinsiz evlendiremeyeceğini icmâ olarak kaydeder; baba ve dedenin de izin istemesinin «sahih olan görüşe göre vâcip» olduğunu söyler.
- وَلَا إذْنَ لَهَا: İzninin istenmemesi değil, izninin **yok sayılmasıdır**. Sorudaki beş rivayetin beşi de nikâhı izne ya da rızaya bağlar; sayfa bu istisnaya bir delil göstermez.
Kaynak
Bağlam
Pasaj bir fetvanın cevabıdır (c.32 s.39). Soru beş rivayet sıralar ve hükmü sorar: Ebû Hureyre'den «dul, emri alınmadıkça; bâkire, izni alınmadıkça nikâhlanmaz — izni susmasıdır»; İbn Abbâs'tan «dul kendi nefsine velîsinden daha hak sahibidir, bâkireden kendisi hakkında izin istenir»; Müslim'in «babası bâkireden izin ister» rivayeti; Âişe'nin, ailesinin evlendirdiği kızdan emir alınıp alınmayacağını sorması; ve Buhârî'den Hansâ bint Hizâm: babası onu evlendirir, o istemez, Peygamber nikâhı reddeder.
Cevap genel ilkeyle açılır: «Kadını hiç kimse izni olmadan evlendirmemeli, Peygamber'in emrettiği gibi; istemezse nikâha zorlanmaz.» Alıntılanan istisna bunun hemen ardından gelir; sayfa «büluğa ermiş dul kadın izni olmadan evlendirilemez» diye devam eder.
Bir sonraki sayfa (32/40) büyük bâkireyi ele alır: babadan ve dededen başkası onu izinsiz evlendiremez (icmâ); baba ve dedenin izin istemesi gerekir ve bunun vâcip mi müstehap mı olduğundaki ihtilafta «sahih olan vâcip olduğudur». Velî kızı «onun yararına, kendi yararına değil» evlendirir: eksik bir kocaya, kendi karşılığında başkasının kızını almak için (şiğâr benzeri), çıkar ittifakı için ya da rüşvet karşılığı veremez. Sayfanın gerekçesi, velînin kızın bud'u üzerindeki tasarrufunun malı üzerindeki tasarrufu gibi olmasıdır.
Önceki sayfanın sonu
Sonraki sayfanın başı
Mezheplerin konumu
| Hanefî | Baba (ve dede) küçük oğlan ve kızı rızaları aranmaksızın evlendirebilir; delil Âişe rivayeti ve sahâbe uygulamalarıdır. Aynı sayfa İbn Şübrüme ile Ebû Bekir el-Asamm'ın muhalefetini kaydeder. |
|---|---|
| Mâlikî | Kimse kimseyi nikâha zorlayamaz; istisna baba (bâkire kızı ve küçük oğlu hakkında), efendi ve velî olmak üzere sayılıdır. |
| Şâfiî | Bâkirenin babası onu nikâhlamaya kendisinden daha yetkilidir; gerekçe yedi ve dokuz yaşındaki bir kızın kendi üzerinde söz hakkı bulunmamasıdır. |
| Hanbelî | Baba küçük bâkire kızını, istemese ve direnirse de dengiyle evlendirir; İbn Kudâme bunda ihtilaf olmadığını söyler ve İbnü'l-Münzir'den icmâ nakleder. Büyük bâkire hakkında Ahmed'den iki rivayet vardır. |
Gelenek bunu nasıl savunur
Geleneğin savunması şu hatlarda kurulur.
(1) Bu sayfa rızanın en güçlü savunularından biridir. İbn Teymiyye kuralı kadının izni olarak koyar, dul kadının zorlanamayacağını söyler ve bir sonraki sayfada büyük bâkire için babanın bile izin istemesini vâcip sayar. Hanbelî mezhebinin babaya zorlama yetkisi tanıyan öbür rivayeti karşısında bu bir tercih ve bir düzeltmedir.
(2) Velâyet bir emanettir. Velî kızı onun yararına evlendirir; eksik koca, şiğâr benzeri takas, çıkar ittifakı ve rüşvet açıkça yasaklanır (32/40).
(3) Küçüğün izninin hukukî sonucu yoktur. İstisnanın gerekçesi, küçüğün malî işlemlerinde olduğu gibi nikâhta da iradesinin hüküm doğurmamasıdır; yetkiyi en şefkatli kabul edilen kişiye, babaya verir.
(4) Âişe rivayeti. Gelenek küçük kızın babası tarafından evlendirilmesini Peygamber'in Âişe ile evliliğine dayandırır; bu sayfa rivayeti anmaz, ama istisna o rivayetin mezhepte kurduğu çerçeveye yaslanır.
Bugün de böyle mi?
Kur'an ne diyor?
- 4:19 Metin açıkça söylüyor
﴿لَا يَحِلُّ لَكُمۡ أَن تَرِثُواْ ٱلنِّسَآءَ كَرۡهٗاۖ﴾: Kur'an kadınlar üzerindeki tasarrufu ك-ر-ه köküyle sınırlar. Sayfanın cevabı aynı kökle başlar — «فَإِنْ كَرِهَتْ ذَلِكَ لَمْ تُجْبَرْ عَلَى النِّكَاحِ» — ve küçük kızı bu korumadan çıkarır. Âyet bir yaş istisnası içermez.
- 2:232 Metin açıkça söylüyor
﴿فَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ أَن يَنكِحۡنَ أَزۡوَٰجَهُنَّ إِذَا تَرَٰضَوۡاْ بَيۡنَهُم بِٱلۡمَعۡرُوفِۗ﴾: Âyet velîye bir yetki değil bir yasak verir: engellememek. Nikâh fiili kadınlara isnat edilir ve şart karşılıklı rızadır (تَرَٰضَوۡاْ). «Onun izni yoktur» hükmü rızayı şart koşan bir akdi tek taraflı bir velî işlemine çevirir.
- 4:21 Metin açıkça söylüyor
﴿وَأَخَذۡنَ مِنكُم مِّيثَٰقًا غَلِيظٗا﴾: Mîsâkı alan taraf kadınlardır; fiil onlara isnat edilir. İzni yok sayılan bir taraf, tarif gereği mîsâk alan taraf olamaz.
- 4:6 Metinden çıkıyor
﴿وَٱبۡتَلُواْ ٱلۡيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُواْ ٱلنِّكَاحَ فَإِنۡ ءَانَسۡتُم مِّنۡهُمۡ رُشۡدٗا﴾: Kur'an nikâhı bir çağa bağlar ve o çağı rüşdün sınanmasıyla birlikte anar. Sayfanın devamı (32/40) velînin kız üzerindeki tasarrufunu malı üzerindeki tasarrufuna benzetir; Kur'an'da malın teslimi nikâh çağına ve rüşde bağlıdır. Âyetin söylediği açıktır; bundan küçüğün nikâhlanamayacağı sonucu bir çıkarımdır, bu yüzden etiket text-implied.

Bu sayfa İbn Teymiyye'nin rıza konusundaki en güçlü ifadelerinden birini taşır ve onu tek bir istisnayla kırar. Soru beş rivayet sıralar; beşi de nikâhı kadının izni ya da rızasıyla kayıtlar ve beşincisinde, babasının onu istemediği biriyle evlendirdiği kızın nikâhı reddedilir. Cevap bu ilkeyi benimser, sonra «küçük bâkire hariç» der. Sayfada istisnaya delil gösterilmez; sorudaki rivayetlerin hiçbiri onu içermez.
Kur'an istisna koymaz. 4:19 kadınlar üzerindeki tasarrufu ك-ر-ه köküyle sınırlar; İbn Teymiyye'nin cevabı aynı kökü aynı yönde kullanarak başlar — «فَإِنْ كَرِهَتْ ذَلِكَ لَمْ تُجْبَرْ» — ve küçük kızı bu korumadan çıkarır. 2:232 velîye bir yetki değil, engellememe yasağı verir ve nikâhı karşılıklı rızaya bağlar. 4:21 mîsâkı alan tarafın kadınlar olduğunu söyler; izni yok sayılan biri bir mîsâkın alıcısı olamaz.
Sayfanın kendi gerekçesi bir sonraki sayfadadır: velînin kızın üzerindeki tasarrufu malı üzerindeki tasarrufu gibidir. Kur'an velînin mal üzerindeki tasarrufunu da sınırlar ve malın teslimini «nikâh çağına erme» ve rüşdün görülmesine bağlar (4:6). Benzetme Kur'an'a götürüldüğünde nikâh velînin küçük üzerinde kullanacağı bir tasarruf olmaktan çıkar ve küçüklüğün bittiği eşiğin adı olarak kalır.
İbn Teymiyye'nin büyük bâkirenin zorlanmasını reddetmesi geleneğin içinden yapılmış bir düzeltmedir; sicil onu savunma bölümünde kaydeder. Ama düzeltmenin durduğu yer, rızanın en az mümkün olduğu yerdir: kendi adına konuşamayan kız.