Kendi Kitaplarından

Buhârî (v. 256) · Sahîhu'l-Buhârî (Sultâniyye) · Cilt 1, Sayfa 68 · Rivayet nakli

«Akıl ve din bakımından eksik olanlardan, aklı başında bir adamın aklını sizin biriniz kadar alanını görmedim»

Arapça metin

مَا رَأَيْتُ مِنْ نَاقِصَاتِ عَقْلٍ وَدِينٍ أَذْهَبَ لِلُبِّ الرَّجُلِ الْحَازِمِ مِنْ إِحْدَاكُنَّ
Sayfanın tamamı
٣٠٤ - حدثنا سعيد بن أبي مريم قال: أخبرنا محمد بن جعفر قال: أخبرني زيد هو ابن أسلم، عن عياض بن عبد الله، عن أبي سعيد الخدري قال: «خرج رسول الله ﷺ في أضحى أو فطر إلى المصلى، فمر على النساء فقال: يا معشر النساء تصدقن فإني أريتكن أكثر أهل النار. فقلن: وبم يا رسول الله؟ قال: تكثرن اللعن، وتكفرن العشير، ما رأيت من ناقصات عقل ودين أذهب للب الرجل الحازم من إحداكن. قلن: وما نقصان ديننا وعقلنا يا رسول الله؟ قال: أليس شهادة المرأة مثل نصف شهادة الرجل؟ قلن: بلى. قال: فذلك من نقصان عقلها، أليس إذا حاضت لم تصل ولم تصم؟ قلن: بلى. قال: فذلك من نقصان دينها».

Çeviri

Akıl ve din bakımından eksik olanlar arasında, aklı başında bir adamın aklını sizin birinizden daha çok götüreni görmedim.

Kelime kelime

Her Arapça kelimenin birebir karşılığı; tire bitişik ek/edat sınırıdır. Akıcı çeviri yukarıdadır.

görmedim مَا رَأَيْتُ -den (arasında) مِنْ eksik olanlar (dişil çoğul) نَاقِصَاتِ* akıl عَقْلٍ ve-din وَدِينٍ daha çok götüren أَذْهَبَ* aklına / özüne لِلُبِّ* adamın الرَّجُلِ aklı başında / tedbirli الْحَازِمِ -den مِنْ sizin biriniz إِحْدَاكُنَّ

Satır altı görünüm
مَا رَأَيْتُgörmedimمِنْ-den (arasında)نَاقِصَاتِeksik olanlar (dişil çoğul)عَقْلٍakılوَدِينٍve-dinأَذْهَبَdaha çok götürenلِلُبِّaklına / özüneالرَّجُلِadamınالْحَازِمِaklı başında / tedbirliمِنْ-denإِحْدَاكُنَّsizin biriniz
  1. نَاقِصَاتِ: ن-ق-ص kökünden ism-i fâil, müennes salim çoğul; muzaf olarak 'akıl ve din bakımından eksik (kadınlar)'. Sıfat kadınlara topluca izafe edilir, tek tek değil.
  2. أَذْهَبَ: İsm-i tafdîl (أفعل kalıbı); 'daha giderici', karşılaştırma bildirir.
  3. لِلُبِّ: لُبّ: aklın özü, sağduyu; Kur'an'da أولو الألباب terkibiyle övgü bağlamında geçer.

Kaynak

صحيح البخاري - ط السلطانية · Baskı: المطبعة الكبرى الأميرية، بولاق - مصر السلطانية ١٣١١ هـ، بأمر السلطان عبد الحميد الثاني (ترقيم موافق للمطبوع)
Cilt 1 · Sayfa 68 · Shamela canlı sayfa (pasaj vurgulu) · archive.org taraması
Basılı nüshanın taraması: el-Matbaatü'l-kübra'l-emîriyye, Bulak 1311 (Sultâniyye) · Sayfa 68 · juz01.pdf (cüz 1), PDF sayfası 68

Taramada sayfa 68 = Shamela'nın Sultâniyye sayfalaması 68 (kayma yok). Sultâniyye baskısı metni çerçeve içine alır ve satır aralarına hâşiye koyar; satır tespiti kelime düzeyine inmedi, vurgu kutusu 304 numaralı hadisin gövdesini işaretler, kelime kelime kırpma yapılmadı.

صحيح البخاري - ط السلطانية 1/68

Sarı kutular alıntının satırlarını gösterir; tarama görüntüsü değiştirilmemiştir.

Bağlam

Rivayet Sahîh'in Kitâbü'l-Hayd bölümünde, «hayızlının orucu terk etmesi» bâbında geçer (c.1 s.68, h. 304); ikinci konum Kitâbü'z-Zekât'tadır (c.2 s.120, h. 1462), Müslim de tahric eder (h. 79). Metin bir bayram namazı sahnesi içinde gelir ve üç ayrı hüküm cümlesi taşır: (a) kadınların cehennem halkının çoğunluğu olduğu, (b) sebebi olarak çok lânet etmeleri ve 'kocaya nankörlük' etmeleri, (c) akıl ve din eksikliğinin tanımı. Üçüncüsü rivayetin kendi içinde tanımlanır ve tanım hukukîdir: akıl eksikliği şahitlik oranına, din eksikliği hayızlıyken namaz ve orucun düşmesine bağlanır. Bu, metnin kendi mantığı açısından önemlidir — 'eksiklik' burada ahlâkî bir kusur değil, iki fıkhî durumdan çıkarılan bir sonuç olarak sunulur; ama sonuç yine de kadınlara sınıf olarak yüklenir ve 'aklı başında adamın aklını götüren' cümlesiyle birleştirilir. Bu girdi metni ve Sahîh'teki yerini kaydeder; rivayetin sıhhati gelenek içinde tartışmalı değildir.

Önceki sayfanın sonu
باب ترك الحائض الصوم
Sonraki sayfanın başı
باب تقضي الحائض المناسك كلها إلا الطواف بالبيت

Gelenek bunu nasıl savunur

Geleneğin savunması şu hatlarda kurulur. (1) Tanım metnin içindedir: 'eksiklik' rivayetin kendisinde tanımlanır ve iki hukukî duruma bağlanır (şahitlik oranı; hayızda namaz-orucun düşmesi); dolayısıyla ahlâkî bir aşağılama değil, teknik bir tespittir. Din eksikliği bir günah değildir — hayızlının namaz kılmaması ona emredilmiştir; şârihler bunu 'kusur değil ruhsat' diye okur. (2) Hitabın bağlamı: cümle bir azarlama değil, sadaka teşviki bağlamında söylenmiştir ve muhataplar gülüşerek karşılık vermiştir; şârihler tonu 'mülâtafe' (şakayla karışık uyarı) sayar. (3) 'Aklı götürmek' bir övgüdür: Nevevî ve başkaları, kadının aklı başında bir adamı etkileyebilmesini bir zaaf değil bir güç göstergesi sayar; cümlenin muhatabı kadın değil erkektir. (4) 'Çoğunluk' istatistik değildir: rivayet bir uyarı işlevi görür ve devamında çare (sadaka) gösterilir. Bu savunuların hiçbiri rivayetin sıhhatini tartışmaz; hepsi cümlenin kapsamını ve tonunu yeniden kurar.

Bugün de böyle mi?

Güncel fetva bağlantısı henüz eklenmedi.

Kur'an ne diyor?

Yorum

Bu bölüm sitenin editoryal görüşüdür. Yukarıdaki kayıt ondan bağımsızdır ve tek başına doğrulanabilir.

Rivayetin en dikkat çekici yanı, 'eksiklik' iddiasını kendisinin tanımlaması ve tanımı iki hukukî duruma dayandırmasıdır. Bu, iddiayı test edilebilir kılar. Birinci ayak (2:282) ayetin kendi gerekçesini aşar: metin sebebi 'biri şaşırırsa diğeri hatırlatsın' diye açıkça verir, kayıt tek bir işlem türüne mahsustur ve Kur'an başka bir şahitlik bağlamında (24:6-9) kadın ile erkeğin sözünü birebir eşit tutar. İkinci ayak Kur'an'da hiç yoktur: hayızlının namaz kılmayacağı hükmü metinde bulunmaz, dolayısıyla ondan 'din eksikliği' türetmek metne değil, fıkha dayanır. Buna karşılık Kur'an, karşılık ve derece söz konusu olduğunda cinsiyeti üç ayrı yerde açıkça ölçü dışı bırakır (33:35, 4:124, 16:97) ve 4:124'te 'zerre kadar haksızlık edilmez' kaydını koyar. Sonuç şudur: rivayet kadınları bir sınıf olarak eksik ilan eder ve bunu iki hukukî ayrıntıdan çıkarır; Kur'an ise değeri ve karşılığı yalnız imana ve amele bağlar. Geleneğin bu rivayete getirdiği yumuşatmaların çokluğu — tonun şaka sayılması, 'eksikliğin kusur olmadığı' vurgusu, cümlenin erkeğe hitap ettiği okuması — metnin kendi ağırlığından duyulan rahatsızlığın kaydıdır.

Doğrulandı: 2026-09-09