Kendi Kitaplarından

Buhârî (v. 256) · Sahîhu'l-Buhârî (Sultâniyye) · Cilt 9, Sayfa 15 · Rivayet nakli

«Kim dinini değiştirirse onu öldürün»

Arapça metin

مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ
Sayfanın tamamı
٦٩٢٢ - حدثنا أبو النعمان محمد بن الفضل، حدثنا حماد بن زيد، عن أيوب، عن عكرمة قال: «أتي علي ﵁ بزنادقة فأحرقهم، فبلغ ذلك ابن عباس فقال: لو كنت أنا لم أحرقهم، لنهي رسول الله ﷺ: ولقتلتهم، لقول رسول الله ﷺ: من بدل دينه فاقتلوه.»

Çeviri

Kim dinini değiştirirse onu öldürün.

Kelime kelime

Her Arapça kelimenin birebir karşılığı; tire bitişik ek/edat sınırıdır. Akıcı çeviri yukarıdadır.

kim مَنْ* değiştirdi بَدَّلَ* dinini دِينَهُ hemen onu öldürün فَاقْتُلُوهُ*

Satır altı görünüm
مَنْkimبَدَّلَdeğiştirdiدِينَهُdininiفَاقْتُلُوهُhemen onu öldürün
  1. مَنْ: Şart ismi; umum ifade eder — kayıtsız, herkes hakkında.
  2. بَدَّلَ: II. bâb (تفعيل), ب-د-ل kökü: 'bir şeyi bir başkasıyla değiştirmek'. Metinde savaş, isyan ya da ihanet kaydı yoktur; fiil salt inanç değişimini ifade eder.
  3. فَاقْتُلُوهُ: ف-i cezâiyye + emir kipi + nesne zamiri: şartın cevabı. Muhatap çoğuldur (topluluk/otorite).

Kaynak

صحيح البخاري - ط السلطانية · Baskı: المطبعة الكبرى الأميرية، بولاق - مصر السلطانية ١٣١١ هـ، بأمر السلطان عبد الحميد الثاني (ترقيم موافق للمطبوع)
Cilt 9 · Sayfa 15 · Shamela canlı sayfa (pasaj vurgulu) · archive.org taraması
Basılı nüshanın taraması: el-Matbaatü'l-kübra'l-emîriyye, Bulak 1311 (Sultâniyye) · Sayfa 15 · juz09.pdf (cüz 9), PDF sayfası 15

Taramada sayfa 15 = Shamela'nın Sultâniyye sayfalaması 15 (kayma yok). Sultâniyye baskısı metni çerçeve içine alır ve satır aralarına hâşiye koyar; satır tespiti kelime düzeyine inmedi, vurgu kutusu hadisin tamamını (isnad + metin) işaretler, kelime kelime kırpma yapılmadı.

صحيح البخاري - ط السلطانية 9/15

Sarı kutular alıntının satırlarını gösterir; tarama görüntüsü değiştirilmemiştir.

Bağlam

Rivayet Sahîh'in «Mürted erkeğin ve mürted kadının hükmü ve onlardan tevbe istenmesi» bâbında (Kitâbü İstitâbeti'l-mürteddîn, c.9 s.15, h. 6922) geçer; ikinci konum Kitâbü'l-Cihâd'dadır (c.4 s.61, h. 3017). Metnin taşıyıcısı İbn Abbâs'tır ve rivayet bir olay anlatısı içinde gelir: Ali'ye zındıklar getirilmiş, o da onları yakmıştır; İbn Abbâs buna iki noktadan itiraz eder — yakma cezasını reddeder ('ben olsaydım yakmazdım, çünkü Resûlullah bunu yasakladı') ama öldürmeyi onaylar ('öldürürdüm, çünkü Resûlullah "kim dinini değiştirirse onu öldürün" dedi'). Dolayısıyla cümle, Sahîh'te bir hüküm beyanı olarak değil, İbn Abbâs'ın kendi gerekçesi olarak nakledilir. İsnadın tâbiîn halkası, ricâl kitaplarında hakkında kizb ithamı ve fırka isnadı kayıtlı olan İkrime'dir; bu kayıtlar bu girdinin konusu değildir, ayrı bir dal olarak ele alınır. Hükmün fıkha yerleşmiş hâli için mezhep sütununa bakınız: dört mezhep de mürted erkeğin öldürülmesinde birleşir, ayrıldıkları noktalar tevbe süresi ve mürted kadının durumudur.

Önceki sayfanın sonu
باب حكم المرتد والمرتدة واستتابتهم
Sonraki sayfanın başı
٦٩٢٣ - حدثنا مسدد: حدثنا يحيى عن قرة بن خالد: حدثني حميد بن هلال: حدثنا أبو بردة عن أبي موسى ﵁ قال: أقبلت إلى النبي ﷺ ومعي رجلان من الأشعريين

Mezheplerin konumu

Hanefî

Mürted erkek öldürülür; tevbeye çağrılması müstehaptır, vâcip değildir. Mürted kadın öldürülmez; İslâm'a dönene kadar hapsedilir ve zorlanır.

el-Mebsût (Serahsî) c.10 s.108 — https://shamela.ws/book/5423/2113
Mâlikî

Zındık, tevbesi istenmeden öldürülür (Muvatta, el-Kadâ' fî men irtedde bâbı); mürted üç gün tevbeye çağrılır, dönmezse boynu vurulur.

el-Muvatta (Yahyâ rivayeti) c.2 s.736 — https://shamela.ws/book/1699/1981
Şâfiî

Mürted erkek de mürted kadın da öldürülür; kadın hakkında hüküm erkeğinkiyle aynıdır.

el-Umm c.1 s.294 (bâbü'l-mürted ani'l-İslâm) — https://shamela.ws/book/1655/279
Hanbelî

Mürted kadın da öldürülür; Ahmed b. Hanbel bunu «من بدل دينه فاقتلوه» rivayetinin umumuna dayandırır.

Mesâilü'l-İmâm Ahmed (Sâlih rivayeti) c.3 s.46, no. 1308

Gelenek bunu nasıl savunur

Geleneğin savunması şu hatlarda kurulur. (1) Ridde = siyasî ihanet: klasik bağlamda dinden dönme, bir dinî görüşün değişmesi değil, topluluktan kopup düşman safına geçmektir; ceza inanca değil, ihanete verilir. Modern savunucular ridde savaşlarını ve müellefe rivayetlerini bu okumaya delil sayar. (2) Hadisin umumu tahsis edilmiştir: Hanefîlerin kadını istisna etmesi, metnin lafzî umumunun gelenek içinde de mutlak alınmadığını gösterir; demek ki hüküm başka delillerle sınırlanabilir bir hükümdür. (3) İstitâbe şartı: çoğunluk, öldürmeden önce tevbeye çağırmayı şart ya da müstehap görür; bu, cezanın 'inanç değiştirene refleks olarak uygulanan' bir ceza olmadığı yönünde bir karine sayılır. (4) Nakil zinciri: cümle Sahîh'te merfû bir hüküm beyanı olarak değil, İbn Abbâs'ın bir olaya verdiği tepkinin gerekçesi olarak gelir; bu bağlam, lafzın kendi başına bir kanun maddesi gibi okunmasına karşı ileri sürülür. Bu savunuların hepsinin ortak özelliği, lafzın kapsamını daraltmaya çalışmasıdır; hiçbiri metnin Sahîh'te bulunduğunu tartışmaz.

Bugün de böyle mi?

Güncel fetva bağlantısı henüz eklenmedi.

Kur'an ne diyor?

Yorum

Bu bölüm sitenin editoryal görüşüdür. Yukarıdaki kayıt ondan bağımsızdır ve tek başına doğrulanabilir.

Bu girdi rivayetin sıhhatini tartışmıyor; onun Sahîh'te bulunduğunu ve fıkha nasıl geçtiğini kaydediyor. Yöntem sorusu şudur: Kur'an dinden dönmeyi altı ayrı yerde konu edinir (2:256, 3:90, 4:137, 10:99, 18:29 ve devamı) ve hiçbirinde dünyevî bir ceza öngörmez; 4:137 defalarca dönen bir insanı tarif ederek, öldürmenin uygulanmadığı bir düzeni ima eder. Tek bir hadis cümlesi, metnin bu kadar geniş ve tekrarlı ifadesinin karşısına konduğunda, gelenek metni değil hadisi esas almış ve Kur'an'ın açık ifadesini hadisin umumuyla sınırlamıştır. Geleneğin kendi içindeki gerilim de görünürdedir: Hanefîler kadını istisna ederek lafzın umumunu bozar, çoğunluk istitâbe şartı koyarak infazı geciktirir — yani hüküm hiçbir zaman lafzın gerektirdiği kadar mutlak uygulanmamıştır. 'Ridde ihanettir' savunusu ise, kabul edildiği anda 5:33'ün ölçüsüne dönmeyi gerektirir: ceza fiile bağlanır, inanca değil. Kur'an'ı ölçü alan okumada sonuç sadedir: inancını değiştiren kişinin karşılığı Kur'an'da âhirete bırakılmıştır ve dünyada onu öldürmeyi emreden bir ayet yoktur.

Doğrulandı: 2026-09-09